Otomobilimizin veya evdeki kombimizin bakımını her yıl aksatmadan yaptırırken, söz konusu kendi bedenimiz olduğunda genellikle “Hastaneye gitmek için hastalanmayı” bekliyoruz. Oysa modern tıbbın en büyük gücü hastalıkları tedavi etmekten ziyade, “koruyucu hekimlik” yaklaşımıyla hastalıkların oluşmasını engellemektir. “Check-up”, hiçbir sağlık şikayeti olmayan kişilere uygulanan, yaş, genetik miras ve çevresel faktörler dikkate alınarak yapılan kapsamlı sağlık taramasıdır. Kanserden kalp hastalıklarına kadar pek çok sessiz katil, belirti vermeden yıllarca vücutta ilerleyebilir. Bu makalede, düzenli check-up yaptırmanın neden hayati bir zorunluluk olduğunu ve bu sürecin neleri kapsadığını inceliyoruz.
Pek çok kronik hastalık ve organ yetmezliği, son aşamaya gelene kadar belirgin bir ağrı veya şikayet yaratmaz. Örneğin; yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması veya başlangıç aşamasındaki bir tümör yıllarca tamamen “sessiz” kalabilir. Kişi ağrı hissedip doktora başvurduğunda ise genellikle tedavi süreci uzamış, zorlaşmış ve maliyetli bir hale gelmiş olur.
Düzenli check-up, vücudunuzdaki bu sessiz değişimleri erkenden yakalamanızı sağlar. Meme kanseri, kolon kanseri, rahim ağzı kanseri gibi hastalıklar erken evrede tespit edildiğinde %100’e yakın oranda tedavi edilebilir. Ayrıca kan şekerindeki ufak bir dalgalanma erken fark edilirse, diyabet hastalığı hiç oluşmadan beslenme değişikliği ile engellenebilir. Check-up sadece bir test bütünü değil, sağlığınıza yaptığınız en kârlı yatırımdır.
Standart bir check-up programı herkes için aynı olamaz. Yaşınız, cinsiyetiniz, mesleğiniz ve en önemlisi “aile öykünüz” (genetik yatkınlıklarınız) programın içeriğini belirler.
Bir check-up programından en doğru sonucu almak için hazırlık süreci önemlidir. Randevu gününden en az 10-12 saat önce açlık gereklidir (su içilebilir). Bir gün öncesinde ağır, aşırı yağlı yemekler yenmemeli, alkol ve aşırı kafein tüketilmemelidir. Düzenli kullanılan ilaçlar varsa, sabah alınıp alınmayacağı mutlaka doktora danışılmalıdır.
Check-up süreci tahlilleri vermekle bitmez. En önemli aşama, sonuçların uzman bir hekim (genellikle Dahiliye uzmanı) tarafından değerlendirilmesidir. Değerleri referans aralığında olan hastaların bile yaşam kalitesini artıracak tavsiyeler alması, risk taşıyan değerler için ise ilgili bölümlere (Kardiyoloji, Endokrinoloji vb.) yönlendirilmesi check-up’ın asıl amacını oluşturur.
Sağlık, kaybedilene kadar kıymeti bilinmeyen en büyük zenginliktir. “Bana bir şey olmaz” düşüncesini bir kenara bırakın ve kendinize, sevdiklerinize verebileceğiniz en güzel hediye olan yıllık check-up randevunuzu bugünden planlayın.
Hiçbir şikayeti olmayan ve ailesinde ciddi kronik hastalık öyküsü bulunmayan yetişkinler için yılda 1 kez check-up yaptırılması idealdir.
Genellikle aynı gün içerisinde, 3 ila 5 saat gibi kısa bir sürede tüm kan, görüntüleme ve muayene işlemleri tamamlanır. Hastanede yatış gerektirmez.
Hamilelik döneminde radyasyon içeren görüntüleme (röntgen, tomografi) testleri yapılamaz. Ancak gebelik takibini yapan hekimin belirleyeceği özel kan ve ultrason testleri ile durum değerlendirilebilir.
Kesinlikle evet. Genetik olarak aktarılan bazı kalp kapak hastalıkları, ritim bozuklukları veya gizli şeker gibi durumlar dış görünüşle anlaşılamaz. Özellikle ağır spora başlamadan önce kalp sağlığı kontrol edilmelidir.
Birçok kanser türü (meme, kolon, prostat, akciğer vb.) spesifik görüntüleme ve tümör marker kan testleri ile yüksek oranda yakalanır. Ancak her kanser %100 her zaman belirti vermeyebilir; check-up bu riski en aza indiren en güçlü tarama aracıdır.
Aşağıda yer alan randevu formunu doldurarak, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz, randevu planlamanız hakkında en kısa zamanda sizinle iletişime geçecektir.