Bembeyaz bir gülüş, özgüvenin en önemli anahtarıdır. Ancak çay, kahve, sigara tüketimi ve yaşa bağlı faktörler zamanla dişlerin doğal beyazlığını kaybetmesine ve sararmasına neden olabilir. Bu noktada devreye giren “Diş Beyazlatma” (Bleaching) işlemi, günümüzün en popüler estetik diş hekimliği uygulamalarından biridir. Peki, internette sıkça karşılaştığımız “diş minesini inceltiyor” söylentileri doğru mu? Hangi yöntem daha etkili?
Özel Duygu Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği olarak, hayalinizdeki gülüşe güvenle kavuşmanız için diş beyazlatma hakkındaki gerçekleri derledik.
Bu, hastalarımızın bize en sık yönelttiği sorudur. Uzman bir diş hekimi kontrolünde, doğru malzemelerle ve uygun protokolle yapılan diş beyazlatma işlemi dişlere kalıcı bir zarar vermez.
Beyazlatma jelleri, dişin en dış tabakası olan mine üzerindeki gözeneklere yerleşmiş renk pigmentlerini okside ederek temizler. Bu işlem sırasında diş minesi aşınmaz, incelmez veya erimez. Ancak, hekim kontrolü dışında marketlerde satılan, içeriği belirsiz ürünlerin veya “karbonat/limon” gibi kulaktan dolma yöntemlerin bilinçsizce uygulanması diş minesini çizebilir ve kalıcı hassasiyete yol açabilir. Güvenli beyazlık için adresiniz mutlaka bir sağlık kuruluşu olmalıdır.
Diş beyazlatmada temel olarak iki yöntem kullanılır. Hekiminiz diş yapınıza ve beklentinize göre en uygun olanı önerecektir.
Sıklıkla en kalıcı sonuç için “Kombine Yöntem” (Ofis tipiyle başlayıp ev tipiyle desteklemek) önerilmektedir.
Diş beyazlatma işleminin etkisi kalıcıdır ancak ömürlük değildir. Beyazlığın ne kadar süreceği tamamen hastanın beslenme alışkanlıklarına ve ağız hijyenine bağlıdır. Genellikle etki 6 ay ile 2 yıl arasında devam eder.
İşlemden sonraki ilk 48 saat (hatta mümkünse 1 hafta) “Beyaz Diyet” uygulanmalıdır. Diş minesi işlem sonrası renklenmeye açıktır. Bu süreçte çay, kahve, kırmızı şarap, vişne suyu, salça, köri sosu, sigara gibi boyayıcı gıdalardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Düzenli fırçalama ve 6 ayda bir yapılan diş taşı temizliği ile beyazlığın ömrünü uzatmak mümkündür.
Sararmış dişler kaderiniz değil. Özel Duygu Hastanesi’nde uygulanan profesyonel beyazlatma yöntemleri ile dişlerinizin doğal parlaklığını ve beyazlığını sağlıkla geri kazanabilirsiniz.
Ağız ve Diş Sağlığı birimimiz hakkında detaylı bilgi almak için 0212 600 11 00 numarasını arayarak iletişime geçebilirsiniz.
İşlem sırasında genellikle ağrı olmaz. Ancak işlemden sonraki ilk 24 saat, dişlerde sıcak-soğuk hassasiyeti (kamaşma) görülebilir. Bu geçici bir durumdur ve hekiminizin önereceği hassasiyet giderici macunlarla rahatlatılabilir.
Diş eti hastalığı olanlara, diş kökleri açığa çıkmış kişilere, hamilelere ve 16 yaşından küçüklere (gelişim devam ettiği için) beyazlatma önerilmez. Önce mevcut çürük ve diş eti sorunları tedavi edilmelidir.
Hayır, beyazlatma ajanları sadece doğal diş dokusu üzerinde etkilidir. Porselen kaplamalar, zirkonyumlar veya kompozit dolguların rengi değişmez. Beyazlatma sonrası bunlar ana diş rengine göre yenilenmek zorunda kalabilir.
Bu macunlar genellikle içerdikleri aşındırıcı partiküllerle yüzeydeki lekeleri çıkarır, dişin kendi rengini açmazlar. Uzun süreli kullanımları mineyi çizebileceği için dikkatli olunmalıdır.
Hayır. Kullanılan hidrojen peroksit veya karbamid peroksit jelleri, diş hekimliğinde yıllardır kullanılan güvenli maddelerdir ve kanserojen etkisi yoktur.
Aşağıda yer alan randevu formunu doldurarak, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz, randevu planlamanız hakkında en kısa zamanda sizinle iletişime geçecektir.